‘HIZLI GİTMEK 2 LEVA...’

Bu seyahatte Estergon yazısını görünce bizim "Estergon kalesi" türküsünden olacak heyecanlanıp bu pozu vermişim. Diğer resimde kayınpeder Kemal Bey ve seyahati yaptığımız 70 model Anadol'um...

 

     O Avrupa dönüşü karayolu ile Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye girecektik. 1972 yılı gibi sanırım. Bulgaristan alabildiğine sıkı bir rejimin idaresinde. Yollarda bizim buralarda olduğu gibi istediğin gibi at koşturmak nerede? 50 km.yi geçtin mi? Ceza hazır. Bile bile lades...

     ‘Bu gece eve yetişelim’ telaşı ile bir kavşaktan ben de 60 ‘la geçtiğimi anladığımda iş işten geçmişti. Bekçi kılıklı polis “2 Leva vereceksin” diye yanındaki Türkçe bilen kişi vasıtasıyla cezayı tebliğ etti. Tabii her zaman ki “Komşi” lafını da ekledi. Biz de Leva yok. Alman Markı verelim dedik. Ben arabaya binmişim Polis “olmaz, 10 km geriye gideceksiniz, parayı bozdurup Leva getireceksiniz “ dedi ve de pasaport ve ilgili evrakı yanına aldı. Seyahat arkadaşım kayınpeder Kemal Beyin biraz söylendiğini duydum ama araba dışında idi ne dediğini anlamadım. Araba ile geri döndük ben bir kaç km sonra gördüğüm bir turizm ofisinde arabayı durdurup küçük bir komisyon karşılığı DM.’ları bozdurdum ve tekrar aynı noktaya dönüşe geçtim, artık Leva’lar da hazırdı... Böburlene böbürlene cezayı uzattık. Pasaportları kurtardık. Tam arabaya binip yola koyuluyorduk ki polisin Kemal Beyi eliyle yanına çağırdığını gürdük. Birkaç dakika sonra Kemal Bey abus bir çehre ile geldi arabaya kuruldu.Ben bir yandan arabayı çalıştırırken merak içinde polisin ne söylediğini sordum. Kemal Bey mütebessim cevap verdi. Meğer polis 'Bana bak hızlı gitmek 2 Leva adam sevmek 5 Leva, ona göre ha !’ dememiş mi? Kemal Bey geri gideceksiniz sözünü duyunca polisten biraz da uzak olması cesareti ile ana, avrat küfür etmemiş mi? Bunu da yanındaki Türkçe bilen kişi polise söylememiş mi?